Son yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi Yalova’da da en sık karşılaştığımız ceza dosyalarının başında IBAN kiralama vakaları gelmektedir. Dolandırıcılık şebekeleri; “ek gelir”, “freelance ödeme” veya “komisyon karşılığı para transferi” gibi çeşitli bahanelerle masum vatandaşların banka hesaplarını kullanmaktadır. Bunun sonucunda, sadece hesabını kullandıran kişiler TCK 158/1-f maddesi uyarınca “Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık” suçlamasıyla, 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezası istemleriyle karşı karşıya kalabilmektedir.
Sözbilici hukuk bürosu, av ahmet anıl sözbilici olarak, bu yazımızda IBAN’ı paravan olarak kullanılan masum vatandaşların ceza yargılamasında nasıl beraat edebileceğini ve hangi dijital delillerin savunmada kilit rol oynadığını ele alıyoruz.
Hesap Sahibi Olmak, Suçlu Olmak Anlamına Mı Gelir? Nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal olarak oluşabilmesi için en temel unsur “kast”tır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; dolandırıcılık fiiline doğrudan iştirak etmeyen, mağduru kandırma amacı taşımayan ve banka hesabı yalnızca bir araç olarak kullanılan kişiler suçun asıl faili olarak değerlendirilemez.
Gerçek failler genellikle Telegram, WhatsApp veya Instagram üzerinden mağdurlarla irtibat kuran, IP adreslerini gizleyen ve suça konu parayı kripto borsalarına veya çok sayıda farklı hesaba aktaran organize gruplardır. Masum bir hesap sahibinin beraat edebilmesi için, suç işleme kastının olmadığının (kast yokluğu) somut delillerle yargı makamlarına kanıtlanması şarttır.
Beraat Getiren Teknik Savunma Adımları ve Dijital Deliller IBAN kiralama dosyalarında sıradan ve genel geçer ifadeler yerine adli bilişim ve dijital iz analizlerine dayanan teknik bir savunma stratejisi şarttır. Beraat yolunu açan temel adımlar şunlardır:
- HTS ve Baz İstasyonu Kayıtları: Dolandırıcılık işlemi sırasında mağdurla iletişim kuran numaranın sinyal verdiği konum ile hesap sahibinin bulunduğu konum karşılaştırılır. Asıl fail ile hesap sahibinin aynı fiziki konumda bile olmadığının ispatlanması, masumiyetin en güçlü göstergelerinden biridir.
- IP Logları ve Cihaz Bilgileri (MAC ID): İlgili banka hesaplarına hangi cihazlardan ve hangi IP adreslerinden giriş yapıldığı banka kayıtlarından incelenir. Dolandırıcının farklı bir şehirden, farklı bir cihazdan veya VPN üzerinden hesaba erişim sağladığı tespit edilirse, hesap sahibinin eyleme katılmadığı netleşir.
- Güvenlik Kamerası Kayıtları: Paranın bankamatikten (ATM) çekildiği durumlarda, işlemi yapan kişinin güvenlik kamera görüntüleri celp edilerek sanık ile aralarındaki fiziksel uyumsuzluk ortaya konur.
- Hesap Hareketleri ve Para Akış Analizi: Suça konu olan tutarın hesaba girdikten saniyeler sonra başka bir hesaba aktarılması veya kripto para borsalarına gönderilmesi, hesabın yalnızca bir “köprü” (paravan) olarak kullanıldığını teknik bir finansal raporla kanıtlar.
Zararın Giderilmesi Beraat Kararını Nasıl Etkiler? Ceza hukukunda mağdurun zararının karşılanması (TCK m.168 – Etkin Pişmanlık), aslen suçu işleyen kişiler için ceza indirimi sağlar. Ancak IBAN davalarında, hesabı kullandırılan kişinin kastı yoksa hukuken ortada bu kişi tarafından işlenmiş bir suç da bulunmamaktadır.
Peki, yargılama sürecinde mağdurun zararını gidermek lehe bir durum yaratır mı? Savcılık soruşturması aşamasında zararın giderilmesi, iyi niyetin bir göstergesi olarak değerlendirilip Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) alınmasını veya davanın lehe şekillenmesini sağlayabilir. Dava açılmışsa sanığın tutuklanma riskini azaltır ve adli kontrol süreçlerini olumlu yönde etkiler. Ancak temel hukuki hedef sadece parayı ödemek değil, “kastın yokluğunu” ispat ederek beraat almaktır. Suçsuz bir vatandaşın haksız tazminat baskılarından kurtulması için, “ikinci mağdur” olduğu gerçeğinin mahkemeye teknik olarak doğru aktarılması gerekir.
| İnceleme Alanı | Dolandırıcılık (TCK 157–158) | Kara Para Aklama (TCK 282) | Hibrit Modelde Yorum |
|---|---|---|---|
| Suçun Amacı | Hileyle menfaat sağlamak | Suç gelirini gizlemek / meşru göstermek | Kazanç + Gizleme bir arada yürür |
| Başlangıç Eylemi | Aldatma, hile, mağduru ikna | Transfer, dağıtma, dönüştürme | Dolandırıcılık olmadan aklama olmaz |
| Delil Tipi | Mağdur beyanı, mesaj kayıtları, IBAN | MASAK raporu, kripto analiz | Deliller birbirine referans oluşturur |
| Teknolojik Veriler | IP, CGNAT, sosyal medya log’ları | Blockchain hash, TxID, AML risk skoru | Çok katmanlı data incelemesi zorunlu |
| Finansal İşlemler | İlk para transferi | Çoklu transfer, swap, mixer, ATM | Zincir incelemesi gerekir |
| Fail Tipolojisi | Hilekar kişi | Hesap kiralayanlar, çekiciler | Çoğu zaman aynı örgüt içinde farklı roller |
| Yargılama Yetkisi | Genel yetki | Ekonomik suç birimleri (CBS + MASAK) | Genelde dosyalar birleşir |
| Kastın Niteliği | Hile kastı | Bilme / bilme imkanı | Bilme imkanı çürütülürse aklama düşer |
| Savunma Yöntemi | Hile unsurlarını çürütme | Paranın kaynağını bilmediğini ispat | Savunma stratejisi mutlaka çift yönlü |
| Uzmanlık Gereksinimi | Ceza hukuku + bilişim | Ceza + finans hukuku | Multidisipliner savunma şart |
| Risk Analizi | Hile iddiasının teknik incelemesi | Fon akışının AML analizleri | Tek hata tüm zinciri çökertebilir |
| Sonuç Etkisi | Mağdur zararı belirlenir | Ekonomik büyüklük artar (ağır ceza) | Cezai sonuçlar çok ağırlaşır |
| Doğru Savunma Eksikliğinde | Yanlış fail tespiti | Suçsuz kişinin zincire dahil edilmesi | Telafisi imkânsız hak kayıpları doğar |
Yalova Ceza Avukatı Olarak Yaklaşımımız Nitelikli dolandırıcılık ve bilişim suçları, salt geleneksel hukuk bilgisiyle değil; finansal veri okuma, kripto para analizleri ve adli bilişim tekniklerinin birleşimiyle yürütülmesi gereken son derece özel dosyalardır. Özellikle Yalova ve Çiftlikköy bölgelerinde yürütülen ceza soruşturmalarında, lehe olan dijital izlerin zaman aşımına uğramadan dosyaya kazandırılması hayati önem taşır. Masumiyetin ortaya çıkarılması, ancak zamanında ve doğru kurgulanmış bir savunma mimarisiyle mümkündür.
Bu tür ağır hukuki süreçlerde mağduriyet yaşamamak ve profesyonel bir ceza savunması desteği almak için Sözbilici hukuk bürosu, Av. Ahmet Anıl SÖZBİLİCİ ile doğrudan iletişime geçebilirsiniz.
TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Dini İnançların İstismar Edildiğine Dair Somut Delil Bulunmadığında Beraat Kararı Verilmelidir
Sanığın mağdurun dini duygularını kullanarak menfaat temin ettiği iddiasıyla mahkûm edilmesine rağmen, Yargıtay dosyada dini bir sıfat kullanıldığı, manevi otorite oluşturacak davranışlarda bulunulduğu, dini ritüellerle hile yaratıldığı yönünde hiçbir objektif delil bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun yalnızca “bana büyü bozacağını söyledi” şeklindeki beyanı, dini inançların istismar edildiğini tek başına kanıtlamaya elverişli görülmemiştir. Sanığın üzerinde ele geçen herhangi bir dini materyal, mesaj, video ya da tanık anlatımı da yoktur. Yargıtay, dini duyguların istismarının “dış dünyaya yansıyan hileli davranışlarla” kanıtlanması gerektiğini vurgulayarak mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/14298, K. 2020/3155, T. 14.07.2020.
TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Dini Bir Sıfat Kullandığı veya Manevî Otorite Yarattığı Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Mahkeme, sanığın “hoca” gibi davranarak mağdurdan para aldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı vermiş; ancak Yargıtay incelemesinde sanığın kendisini hoca, şeyh, din adamı veya benzeri üstün manevi sıfatlarla tanıttığını gösteren hiçbir telefon kaydı, mesaj, tanık anlatımı veya sosyal medya içeriği bulunmadığı görülmüştür. Mağdurun “hoca gibi konuşuyordu” ifadesi ise sübjektiftir ve TCK 158/1-a’nın uygulanmasına yeterli değildir. Dini inançların istismarı için failin dinin etkileyiciliğini araç olarak kullanması, mağdurda “manevî otorite” algısı yaratması gerekir. Bu şartlar gerçekleşmediğinden Yargıtay kararı bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/9631, K. 2021/784, T. 25.01.2021.
TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Muska, Dua veya Büyü Gibi Uygulamalar Tek Başına Nitelikli Dolandırıcılık Sayılmaz; Hile Kastı Somut Olarak Kanıtlanmalıdır
Sanığın, mağdur üzerindeki büyüyü bozacağını söyleyerek para aldığı iddiasıyla mahkûm edilmesi üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş; sanığın dini inanışları istismar edecek şekilde dini unvan kullandığı, kutsal sembollerle hile yarattığı, dini ritüel simülasyonu yaptığı yönünde hiçbir delil olmadığı belirlenmiştir. Toplumda muskaya, enerji temizliğine veya dua karşılığı bağışa ilişkin geleneksel pratiklerin bulunması, her olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Dini istismar kapsamında hilenin somut, yoğun ve mağduru aldatmaya elverişli olması gerekir. Bu unsurlar bulunmadığından Yargıtay mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2019/7422, K. 2022/3611, T. 06.04.2022.
TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Tehlikeli veya Zor Durumda Olduğu Somut Olarak Kanıtlanmadan Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Kurulamaz
Sanığın mağdurun ekonomik sıkıntıda olduğunu fark ederek borç verme vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, mağdurun dosya kapsamına göre aşırı borçlu, acil ihtiyaç içinde veya çaresizlik hâlinde olduğunu gösteren hiçbir tıbbi, sosyal veya ekonomik veri bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun yalnızca “param yoktu, sıkışık durumdaydım” beyanı objektif nitelikli zor şartı kanıtlamaya yeterli görülmemiştir. TCK 158/1-b’nin uygulanabilmesi için failin mağdurun fiilî zorluk hâlini bilerek bundan yararlanması gerekir. Bu şartlar ispatlanmadığından mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/11437, K. 2021/842, T. 09.02.2021.
TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun İçinde Bulunduğu Tehlikeli Durumun Fail Tarafından Bilindiği Kanıtlanmadığında Beraat Gerekir
Sanık, mağdurun sağlık sorunları nedeniyle aceleyle para aradığı dönemde kendisini finans danışmanı olarak tanıtarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle mahkûm edilmiştir. Ancak Yargıtay, mağdurun sağlık durumuna ilişkin rapor, acil tedavi ihtiyacı, maddi zorluk belgeleri veya sanığın mağdurun bu durumunu bildiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığını tespit etmiştir. Failin mağdurun zor durumunu bilmediği durumda nitelikli hâlin uygulanması mümkün değildir. Yargıtay, yalnızca mağdur beyanına dayanarak nitelikli dolandırıcılık kurulamayacağını vurgulayarak kararı bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/6845, K. 2020/5123, T. 15.12.2020.
TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Zor Şartlardan Yararlanıldığına İlişkin Deliller Yetersiz Olduğunda Nitelikli Dolandırıcılık Değil, Basit Dolandırıcılık Dahi İspatlanamaz
Sanığın, mağdurun boşanma sürecinde psikolojik çöküntü yaşadığını fark ederek onu kandırdığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesinde incelenmiş; mağdurun ruhsal olarak “zayıf ve korunmasız” durumda olduğuna dair psikolojik rapor, tanık ifadesi veya objektif bir veri olmadığı görülmüştür. Yargıtay, mağdurun yaşadığı özel hayat sorunlarının tek başına TCK 158/1-b kapsamına girmeyeceğini, failin mağdurun bu özel durumunu bildiği ve bundan yararlandığına ilişkin delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur. Yetersiz delil nedeniyle beraat gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/3671, K. 2022/1452, T. 17.03.2022.
TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Algılama Yeteneğinin Zayıf Olduğu Bilimsel ve Nesnel Delille Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın, mağdurun ileri yaşını kullanarak menfaat sağladığı iddiasıyla mahkûm edildiği olayda Yargıtay, mağdurun algılama yeteneğinin zayıf olduğunu gösteren herhangi bir tıbbi rapor, nöropsikiyatrik değerlendirme veya tanık anlatımı bulunmadığını tespit etmiştir. Yalnızca “yaşlı ve saf” iddiası, TCK 158/1-c’nin uygulanabilmesi için yeterli kabul edilmemiştir. Mağdurun işlem sürecini ayrıntılarıyla anlatabilmesi de algı zayıflığı iddiasını çürütmektedir. Bu nedenle, nitelikli hâlin şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/6421, K. 2021/2134, T. 18.03.2021.
TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadan Mahkûmiyet Kurulması Bozma Nedenidir
Sanığın, mağdurun zihinsel kapasitesinin düşük olduğundan faydalanarak para aldığı iddiasıyla mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ancak Yargıtay, mağdurun zeka geriliği, hafıza problemi veya işlem değerlendirme kapasitesinde kalıcı bir yetersizlik olduğuna ilişkin hiçbir sağlık raporu, tanık anlatısı veya bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtmiştir. Mağdurun ifadesinde olayları kronolojik ve tutarlı anlatabilmesi de algılama yeteneğinin yerinde olduğuna işaret etmektedir. Bu nedenle Yargıtay, delil yetersizliği nedeniyle hükmü bozmuş ve beraatin gerekeceğini belirtmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/8754, K. 2020/4127, T. 06.10.2020.
TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Algılama Bozukluğunun Fail Tarafından Bilindiği Delille Kanıtlanmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Uygulanamaz
Sanık, mağdurun psikiyatrik tedavi gördüğünü bilerek onu kandırdığı iddiasıyla mahkûm edilmiştir. Yargıtay ise sanığın mağdurun sağlık geçmişini bildiğine dair telefon mesajı, tanık anlatımı, önceki iletişim geçmişi gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca mağdur hakkında alınan tek sağlık raporunda “tüm işlemleri anlayabilecek kapasitededir” tespiti yapılmıştır. Failin mağdurun algılama zayıflığını bilme şartı gerçekleşmediğinden Yargıtay, mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/5122, K. 2022/2431, T. 12.04.2022.
TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumu Adının Kullanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Kurulamaz
Sanığın mağdura, “Belediyeden yardım bağlatacağım” diyerek para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın belediye adına hareket ettiğine, belediye personeli gibi davrandığına veya mağdurda böyle bir kanaat oluşturduğuna dair hiçbir resmi belge, tanık anlatımı, mesaj, telefon kaydı veya kurumsal temas bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun “ben öyle zannettim” beyanı tek başına yeterli görülmemiştir. Failin kamu kurumunu araç olarak kullandığına dair dış dünyaya yansıyan hileli davranış ispatlanmadığından mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/5214, K. 2021/1339, T. 10.03.2021.
TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Kamu Kurumu ile Bağı Olduğunu Gösteren Delil Bulunmadığında Nitelikli Hâl Değil, Beraat Kararı Gerekir
Sanığın mağdura “SGK’da tanıdığım var, emeklilik işlemlerini hızlandırırım” diyerek para aldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın SGK çalışanı olduğuna, kurumla bağlantılı hareket ettiğine veya görevlendirilmiş gibi davrandığına ilişkin somut delil olmadığını belirtmiştir. Sanık tarafından kullanılan herhangi bir resmî belge, görev kartı, kurum içi evrak, yazışma bulunmamaktadır. Yargıtay, mağdurun beyanının tek başına 158/1-d için yeterli olmadığını vurgulayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/11753, K. 2020/6572, T. 30.12.2020.
TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Meslek Kuruluşu veya Dernek Adının Kullanıldığına Dair Delil Olmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Oluşmaz
Sanığın bir dernek üzerinden yardım toplayacağını söyleyerek menfaat temin ettiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın ilgili dernekle bağı olduğunu gösteren üyelik kaydı, görevlendirme belgesi, yetki yazısı, tanık beyanı veya mesaj gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Yalnızca mağdurun “dernek adına topluyorum dedi” şeklindeki beyanı somut bir teyide dayanmadığından yeterli görülmemiştir. Yargıtay, kamu meslek kuruluşu veya dernek adının gerçekten hile aracı yapılmasının kanıtlanamadığı dosyalarda beraat kararı verilmesi gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/2437, K. 2022/1318, T. 09.03.2022.
TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Zarara Uğratıldığı Somut ve Teknik Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın belediye tarafından yürütülen sosyal yardım programından haksız yararlanmak için gerçeğe aykırı beyan verdiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, yardımın gerçekten kurum bütçesinden ödendiğine dair net ödeme kaydı, hak ediş belgesi, bütçe çıkışı veya kurumun maddi zararını gösteren resmi tespit bulunmadığını belirlemiştir. Ayrıca kurumun zarar gördüğünü doğrulayan bir müfettiş raporu da yoktur. Bu durumda mağdurun kamu kurumu olabilmesi ve zararın oluşmasının nitelikli hâlin temel unsurunu oluşturması gerektiğinden, delil yetersizliğiyle mahkûmiyet kararı bozulmuş ve beraat gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/8742, K. 2021/2261, T. 24.05.2021.
TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Maddi Zararının Belirlenemediği Hâllerde Dolandırıcılığın Nitelikli Hâli Uygulanamaz
Sanığın SGK’dan haksız şekilde ilaç bedeli aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, dosyada SGK’nın gerçekten zarara uğratıldığını ortaya koyan kurum zarar tespit tutanağı, muhasebe kayıtları veya inceleme raporu bulunmadığını vurgulamıştır. Kurumun ödediği bedelin sanığın hileli davranışları sonucu fazla ödendiği kanıtlanmamıştır. Ayrıca doktor ve eczane kayıtları arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulması usule aykırıdır. Yargıtay bu nedenle mahkûmiyeti bozmuş ve nitelikli hâlin unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/10341, K. 2020/4419, T. 10.11.2020.
TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Zararını Doğuran Hileli Davranış Faille Bağlantılandırılamıyorsa Beraat Kararı Verilmelidir
Sanığın, Tarım İl Müdürlüğü destek programından haksız yarar sağladığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesine konu olmuş; ancak sanığın destek başvurusundaki eksik veya hatalı belgelerin bilerek ve hile kastıyla hazırlanıp hazırlanmadığı, ayrıca kurumun destek ödemesi nedeniyle gerçek bir mali zarara uğrayıp uğramadığı kesin olarak belirlenememiştir. Yargıtay, kamu kurumunun zararına dolandırıcılık için hem hile hem de kurumun ekonomik olarak zarara uğramasının zorunlu olduğunu, bu unsurların somut biçimde ortaya konulmadığı dosyalarda beraat gerektiğini vurgulayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/1786, K. 2022/974, T. 03.03.2022.
TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – Bilişim Sisteminin Sanık Tarafından Kullanıldığı Teknik Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın mağdurun banka hesabına internet bankacılığı yoluyla girerek para transfer ettiği iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, işlemlerin sanık tarafından yapıldığını gösteren IP bilgisi, cihaz MAC adresi, SIM kart eşleşmesi, log kaydı, kullanıcı adı/şifre eşleştirmesi gibi hiçbir teknik delilin bulunmadığını tespit etmiştir. Sadece mağdurun “şüphelendim” şeklindeki beyanının delil niteliği taşımadığı vurgulanmıştır. Yargıtay, bilişim sistemi kullanımının mutlaka teknik verilerle ispatlanması gerektiğini, aksi hâlde mahkûmiyet verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/3125, T. 11.05.2021.
TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – POS Cihazı, Banka Kartı veya Dijital İşlem Sanık ile Bağlantılandırılamıyorsa Beraat Kararı Verilmelidir
Sanığın mağdurun kart bilgilerini kullanarak POS cihazı üzerinden işlem yaptığı iddiasıyla mahkûm edilmesi üzerine Yargıtay incelemesinde; işlem anına ilişkin kamera kaydı, cihazın kimin tarafından kullanıldığını gösteren tanık beyanı, imza karşılaştırması veya sanığın POS cihazıyla ilişkili olduğuna dair herhangi bir teknik bulgu bulunmadığı görülmüştür. Kartın fiziken kim tarafından kullanıldığının belirsiz olduğu hâlde mahkûmiyet kurulması, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı bulunmuştur. Bu nedenle karar bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/5642, K. 2020/4978, T. 22.09.2020.
TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – Dijital Para Transferinde Failin Kim Olduğu Tespit Edilmediğinde Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Oluşmaz
Sanığın sosyal medya hesabı üzerinden mağdura yatırım vaadiyle ulaşarak para transferi sağladığı iddiasıyla mahkûm edilmesine rağmen Yargıtay, para transferi yapılan hesapların kime ait olduğu, erişimin kim tarafından sağlandığı ve talimatın kimden geldiği konusunda net bir teknik inceleme yapılmadığını tespit etmiştir. Sanığın telefonunda veya bilgisayarında olaya ilişkin dijital iz bulunmamaktadır. Yargıtay, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı suçlarda failin kim olduğunun tartışmasız biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/1884, K. 2022/1451, T. 17.03.2022.
TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – İlan veya Yayının Faille Bağlantısı Kanıtlanmadıkça Basın-Yayın Yoluyla Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın internet ilanı üzerinden araç satma vaadiyle mağduru dolandırdığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı, Yargıtay tarafından incelenmiş; ilanın sanık tarafından verildiğine dair IP kaydı, cihaz bilgisi, telefon hattı eşleşmesi, kullanıcı adı bağlantısı veya tanık anlatısı gibi hiçbir somut delilin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mağdurun yalnızca “ilan sanığa ait olabilir” yönündeki beyanı yeterli görülmemiştir. Yargıtay, basın-yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma unsurunun ancak ilanın veya yayının faille kesin biçimde ilişkilendirilmesi hâlinde uygulanabileceğini belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/11452, K. 2021/1837, T. 28.04.2021.
TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – Sosyal Medya Paylaşımının Sanığa Ait Olduğu Teknik Olarak Kanıtlanmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Verilemez
Sanığın sosyal medya hesabından yatırım vaadiyle ilan yayınlayıp mağdurdan para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, hesabın sanığa ait olduğunu gösteren kullanıcı doğrulaması, IP tespiti, e-mail eşleşmesi, telefon numarası kaydı veya dijital delil bulunmadığını belirtmiştir. Hesap sahte olabilirken fail belirlenmeden hüküm kurulması, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Yargıtay, nitelikli dolandırıcılık hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/7734, K. 2020/4213, T. 04.11.2020.
TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – Basın-Yayın Yoluyla İşlendiği İddia Edilen Dolandırıcılıkta Yayının Mağduru Aldatmaya Elverişli Olduğu Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Gerekir
Sanığın radyo programında kendisini “yatırım uzmanı” olarak tanıtıp mağdurları yanılttığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ancak Yargıtay, yayındaki konuşmaların kayıtlarının dosyaya getirtilmediğini, sanığın gerçekten kendisini yatırım uzmanı olarak tanıtıp tanıtmadığının belirlenmediğini, yayın içeriğinin mağduru aldatmaya elverişli olup olmadığının bilirkişi tarafından incelenmediğini tespit etmiştir. Bu eksiklikler giderilmeden mahkûmiyet kurulması usule aykırı görülmüş ve karar bozulmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/3952, K. 2022/2134, T. 06.04.2022.
TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Ticari Faaliyetle Bağlantı Kurulamadığında Tacir veya Şirket Yöneticisi Sıfatıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın şirket yetkilisi sıfatıyla mağdura mal satacağı vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay incelemesinde, olayda şirket ticari faaliyetiyle herhangi bir bağlantının kurulamadığı, ödeme ve yazışmaların şirket üzerinden değil tamamen kişisel iletişim kanallarından yürütüldüğü, şirket defterleri veya resmi belgelerinde bu satışa ilişkin bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay’a göre 158/1-h’nin uygulanabilmesi için suçun mutlaka şirket faaliyeti sırasında ve şirket adına hareket edilerek işlenmesi gerekir. Bu unsurlar gerçekleşmediğinden mahkûmiyet bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/7843, K. 2021/4512, T. 25.05.2021.
TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Tacir Oluşu Tek Başına Nitelikli Dolandırıcılığa Yetmez; Hilenin Ticari Faaliyet Çerçevesinde İşlenmesi Somut Olarak Kanıtlanmalıdır
Sanığın bir limited şirketin ortağı olması nedeniyle ticari itibarını kullanarak mağduru dolandırdığı iddia edilmiş; ancak Yargıtay, hilenin ticari faaliyet sırasında işlendiğini gösteren fatura, sözleşme, cari hesap hareketi, sipariş kaydı veya şirket içi talimat gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Sanığın tacir olması tek başına nitelikli hâli doğurmaz. Hile fiilinin doğrudan ticari faaliyet kapsamında ve şirketin sağladığı güvenle işlendiğinin kanıtlanması gerekir. Bu şart gerçekleşmediğinden mahkûmiyet bozularak beraat gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/12567, K. 2020/3891, T. 22.09.2020.
TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Şirket Yöneticisinin Hileli Eylemi ile Şirket Faaliyeti Arasında Bağlantı Kurulamadığında Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Tamamlanmaz
Sanığın kooperatif yöneticisi sıfatıyla konut vaadiyle mağdurlardan para aldığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesinde değerlendirilmiş; kooperatifin projeye ilişkin ruhsatı, resmi başvuruları, üye kayıtları veya mali belgeleri üzerinde hileli beyanı doğrulayan bir bulgu bulunmadığı tespit edilmiştir. Mağdurların ödemeleri kooperatif hesabına değil sanığın şahsi hesabına yaptığı anlaşılmıştır. Yargıtay, hilenin kooperatif faaliyeti çerçevesinde ve yönetici sıfatıyla işlendiğinin somut delille kanıtlanmaması hâlinde 158/1-h uygulanamayacağını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/2311, K. 2022/1673, T. 22.03.2022.
TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Serbest Meslek Güveninin Kötüye Kullanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Beraat Kararı Verilmesi Gerekir
Sanığın avukat sıfatını kullanarak mağdurdan para aldığı iddia edilmiş; ancak Yargıtay, dosyada sanığın mesleki bilgi, yetki veya unvanını kullanarak mağduru aldattığını gösterir herhangi bir somut hileli davranış bulunmadığını tespit etmiştir. Ödemelerin vekâletname verilmesinden önce yapıldığı, sanığın meslekî konumunu ileri sürerek haksız menfaat sağladığına dair delil olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki yardım ilişkisi niteliği taşımadığı belirlenmiştir. Bu nedenle serbest meslek güveninin kötüye kullanıldığı söylenemeyeceğinden nitelikli dolandırıcılık şartları oluşmamıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/1223, T. 10.02.2021.
TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Meslek Unvanını Kullanarak Hile Oluşturduğu Kanıtlanamazsa Nitelikli Dolandırıcılık Değil, Hukuki İhtilaf Söz Konusudur
Sanığın muhasebeci olarak çalışırken şirket kurma ve teşvik başvurusu yapacağı vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın mesleki unvanını kullanarak mağduru aldattığını gösterir somut hile unsurlarının dosyada yer almadığını belirlemiştir. Yapılacağı söylenen işlemlerin hukuki ve fiili imkânsız olduğuna ilişkin mağdurun beyanı dışında bir kanıt sunulmadığı, ticari ilişkinin başarısız olmasının “dolandırıcılık” için yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle suçun nitelikli hâlinin unsurları oluşmadığından hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/3148, K. 2022/5756, T. 14.09.2022.
TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Serbest Meslek Sahibi Kişinin Meslek Kaynaklı Güven İlişkisini Kötüye Kullandığı İspatlanamadığında Mahkûmiyet Verilemez
Sanığın mimarlık hizmeti vereceğini söyleyerek proje çizimi için ücret aldığı; ancak projeyi teslim etmediği iddiası üzerine mahkûmiyet kararı verilmiş; Yargıtay ise, sanığın meslekî güveni kötüye kullandığını gösterir hiçbir hileli davranış tespit edilemediğini belirtmiştir. Dosyada sanığın projeyi çizmeye başladığına ilişkin çalışmalar bulunduğu, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı bir hizmet ifası uyuşmazlığı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay, serbest meslek güveninin kötüye kullanımının açık biçimde kanıtlanmaması hâlinde nitelikli dolandırıcılıktan söz edilemeyeceğini ifade ederek beraat gerektiğini vurgulamıştır.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2021/4872, K. 2023/2198, T. 27.04.2023.
TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Kredi Tahsis Şartlarının Gerçek Dışı Beyanla Aşıldığı Somut Delille Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Beraat Kararı Verilmesi Gerekir
Sanığın, mağdura ait şirket üzerinden kredi çekmek için ekonomik durumu gerçekte olduğundan daha iyi göstermeye yönelik beyanlarda bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak Yargıtay, kredi tahsis süreçlerinin bankalar tarafından çok aşamalı teknik incelemeye tabi tutulduğunu, bankanın kendi değerlendirme ve risk analizini yapmadan sırf sanığın beyanına dayanarak kredi tahsis etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvuru belgelerinin banka tarafından incelendiği, bankanın bağımsız karar alma sürecinde sanığın hileli yönlendirme yaptığına dair somut delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle kredi tahsisinin sanığın hilesiyle sağlandığı kanıtlanamadığından beraat gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/3121, K. 2020/7821, T. 17.11.2020.
TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Bankayı Yanılttığı İleri Sürülen Sanığın Hileli Davranışı Kanıtlanmadıkça Mahkûmiyet Kurulamaz
Sanığın sahte gelir belgesi düzenleyerek kredi çektiği iddiası üzerine mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, dosyada yer alan belgelerin bankanın kendi sistem kayıtlarıyla uyumsuzluk göstermediğini, sanığın kendisi tarafından sunulan belgelerin banka tarafından teyit edilmediğine ilişkin bir eksiklik bulunmadığını, hileli davranışın somut olarak ispatlanamadığını belirtmiştir. Banka yetkililerinin beyanları, kredi tahsisinde risk skoru ve otomatik değerlendirme mekanizmasının belirleyici olduğunu ortaya koymuş; sanığın iradesinin kredinin verilmesinde tek belirleyici unsur olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/4278, K. 2021/1453, T. 09.03.2021.
TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Kredi Tahsisinin Sanığın Hilesiyle Gerçekleştiği Kanıtlanamazsa Uyuşmazlık Hukuki Nitelik Taşır ve Dolandırıcılık Oluşmaz
Sanığın, üçüncü kişi adına kredi başvurusu yapıp menfaat sağladığı iddia edilmiştir. Yargıtay, kredi işlemlerinin bankanın kendi değerlendirme süreçlerine tabi olduğu, sanığın beyanları ile bankanın kredi verme kararı arasında illiyet bağı kurulamadığı, kredi tahsis sürecinde sanığın hileli davranışla banka görevlilerini yanılttığını gösterir hiçbir somut delil bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bankanın kendi risk değerlendirmesi sonucu krediyi verdiği, sanığın banka kararını yönlendirecek nitelikte hile kullanmadığının açık olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından beraat gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/5162, K. 2022/3419, T. 12.10.2022.
TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Yapıldığı İddia Edilen Eylem Hile Unsuruyla Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Verilmelidir
Sanığın, aracını bilerek kaza yaptırıp sigorta bedeli almaya çalıştığı iddia edilmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporlarında kazanın doğal seyriyle uyumlu olduğu, kasıtlı olarak gerçekleştirildiğine ilişkin hiçbir teknik tespit bulunmadığı, sanığın sigorta şirketine sunduğu belgelerde sahtecilik veya gerçeğe aykırılık saptanmadığı gerekçeleriyle hile unsurunun ispatlanamadığını belirtmiştir. Sigorta başvurusunun hukuka uygun biçimde yapıldığı, kastın ve hilenin kanıtlanamadığı durumlarda dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı vurgulanarak beraat gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/11791, K. 2018/5432, T. 03.05.2018.
TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Hasarının Kasıtlı Oluşturulduğu Teknik Olarak Kanıtlanamadığında Mahkûmiyet Kurulamaz
Sanığın işyerinde meydana gelen yangını kasten çıkardığı ve sigorta tazminatı almaya çalıştığı iddiasıyla mahkûm edildiği olayda, Yargıtay bilirkişi raporlarında yangının kaynağının belirlenemediğini, kasıtlı çıkarıldığına dair teknik bulgunun bulunmadığını, sanığın yangından önce risk artırıcı bir davranış sergilediğine dair delil elde edilmediğini belirtmiştir. Sigorta başvurusunun olağan prosedür içinde yapıldığı, hilenin somut delille ispatlanmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/4538, K. 2021/1129, T. 18.02.2021.
TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Bedeli İçin Sahte Beyan Kullanıldığı İleri Sürülse de Belge ve Olay Uyumu Şüpheli Kaldığında Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın kasko sigortasından ödeme almak amacıyla aracının çalındığını bildirdiği, ancak gerçekte aracı sakladığı iddia edilmiştir. Yargıtay, çalıntı ihbarının hemen yapıldığı, kamera kayıtlarının sanığın aracı sakladığını göstermediği, aracın bulunduğu yerin faille ilişkilendirilemediği, sanığın beyanlarıyla iddia edilen hile arasında bağ kurulamadığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının ispatlanamadığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/874, K. 2022/2195, T. 14.06.2022.
TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Kendini Kamu Görevlisi Olarak Tanıttığı İddiası Somut ve Kesin Delille Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Verilmelidir
Sanığın, mağdura kendisini polis memuru olarak tanıtarak para istediği iddiasıyla mahkûm edildiği olayda, Yargıtay mağdurun anlatımlarında çelişkiler bulunduğunu, sanığın kamu görevlisi olduğunu gösteren hiçbir beyan, belge, arama kaydı veya tanık ifadesi elde edilemediğini tespit etmiştir. Telefonda geçen konuşmaların içeriği teknik incelemeyle doğrulanamamış, sanığın kimliğini gizleyerek konuştuğu ancak kendisini kamu görevlisi olarak tanıttığına dair kesin delil bulunmamıştır. Bu nedenle suçun nitelikli hali oluşmadığından beraat gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/7312, K. 2020/2146, T. 12.02.2020.
TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Banka Çalışanı Kimliği Kullanıldığı İddiası Teknik Kayıtlarla Desteklenmediğinde Mahkûmiyet Bozulur
Sanığın, mağduru arayarak kendisini banka çalışanı olarak tanıttığı ve hesap güvenliği için para istediği ileri sürülmüştür. Yargıtay, bankanın çağrı merkezi kayıtlarında sanığa ait herhangi bir arama izi bulunmadığını, sanığın kullandığı hat ile mağdurun arandığı numara arasında bağlantı kurulamamış olduğunu, sanığın banka çalışanı olduğunu söyleyerek hile yaptığına ilişkin delillerin tamamen varsayıma dayandığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozularak beraat gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/3894, T. 25.05.2021.
TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Sigorta Şirketi Çalışanı Gibi Davrandığı İddiası İspatlanamadığında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz
Sanığın mağdura ulaşarak sigorta poliçesinin yenilenmesi için ödeme talep ettiği öne sürülmüştür. Yargıtay, sanığın aradığı numaranın sigorta şirketiyle bağlantılı olmadığının tespit edildiğini, ancak sanığın kendisini sigorta çalışanı olarak tanıttığını gösteren ses kaydı, mesaj veya tanık beyanı bulunmadığını, mağdurun olaydan sonraki beyanlarının ilk anlatımıyla çeliştiğini belirtmiştir. Bu sebeple hileli davraniş ve nitelikli halinin ispatlanamadığı, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulmasının hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.