Dünya üzerinde ihtiyaçların değişmesiyle artık bir zorunluluk seviyesine gelen araç kullanımı son yıllarda bir hayli artmıştır. Türkiye’de 2025 yılında kayıtlı araç sayısı ocak sonu itibarıyla 33.7 milyon seviyelerine gelmiştir. Trafikteki araç sayısının artması beraberinde kaçınılmaz olarak kazaları da meydana getirmektedir. TÜİK verilerine göre 2025 yılında kayıtlara geçmiş 700 bine yakın kaza olmuştur. Kayıtlı bu kadar araç olmasına ve bu denli çok kaza yapılmasına rağmen çoğu araç sürücüsü kaza anında ve daha sonrasında yapılması gerekenleri, kaza sebebiyle oluşan yükümlülüklerini ve hukuksal haklarını bilmemektedir.
Kaza Anında Yapılması Gerekenler
Kazaya karıştığınız anda, önce sakinliğinizi korumalı, sizde veya çevrenizde yaralanan var mı kontrol etmelisiniz. Ardından aracın emniyette olduğundan emin olup kazanın görüntülerini çekmeniz sonrasında yaşanabilecek uyuşmazlıklar ve kusur oranlarının belirlenmesi için faydalı olacaktır. Karşı tarafın sigortasının ve ehliyetinin birer örneğini almayı unutmayın. Daha sonrasında zorunlu trafik sigortacınızla iletişime geçebilir ve ne yapmanız gerektiğini detaylı şekilde öğrenebilirsiniz. Şayet kazanızda sadece maddi hasar meydana geldiyse polis çağırmadan karşı tarafla tutanak tutmanız yeterli olacaktır. Fakat yaralanma, ölüm gibi durumlarda, karşı tarafın alkollü olduğunu düşündüğünüz veya ehliyetsiz ya da küçük olduğunu tespit ettiğiniz hallerde polis çağırmanız gerekmektedir.
Tek taraflı bir kazaya sebebiyet verdiyseniz zorunlu trafik sigortanızın kapsamına girmediğini unutmayınız. Bu tür kazalarda zararlarınızı genişletilmiş kaskonuz varsa oradan talep edebilirsiniz (bu tür kazalarda değer kaybı istenemeyeceğini de unutmayınız).
Kaza Sonrası Yapılması Gerekenler
Yukarıda yazan durumlar gerçekleştikten sonra elinizdeki evrakları sigortacı şirketinize vermeniz gerekmektedir. Sigortacı belgeleri tramer kaydı oluşması ve kusur oranının belirlenmesi için Sigorta Bilgi Merkezi’ne iletir ve daha sonrasında SBM kusur oranlarının belirtildiği tramer kaydı tutanağı oluşturmaktadır. Tramer kaydındaki kusur oranının gerçeğe uygun olmadığını düşünüyorsanız beş gün içinde itiraz edebilirsiniz. Bu süreçten sonra artık zararın kimler tarafından, ne kadar karşılanacağı meselesi önemlidir.
Trafik kazalarında karşı tarafın araç sürücüsü, araç işleteni ve sigortacısı müştereken ve müteselsilen meydana gelen bütün gerçek zararlardan kusur oranında sorumludur. Sigorta şirketi manevi tazminat ve ticari kazanç kaybından sorumlu değildir. Ayrıca diğer zararlardan da teminat tutarıyla sınırlı olmak üzere sorumludur. Örneğin 2026 yılında ZMSS şartlarına göre sigorta şirketlerinin sorumluluğu araç başına 400.000TL tutarla sınırlıdır. 2026 yılında karıştığınız bir kazada, aracınızın kaza sonucu 350.000TL tutarında gerçek hasar bedeli, 120.000TL tutarında da değer kaybı tazminatı bulunsun. Bu sebeple 2026 yılında 470.000TL olan toplam zararınızın 400.000TL’sini sigorta şirketinden talep edebilirdiniz. Kalan 70.000TL’den sigortacı sigorta şirketi sorumlu tutulamaz. Yani kısaca özetlemek gerekirse toplam zarardan araç sürücüsü, araç işleteni ve teminat tutarıyla sınırlı olmak koşuluyla sigortacı sorumludur.
Peki, istenebilecek gerçek zararlar kalemine neler girmektedir? Gerçek zararlar, sadece maddi hasarlı meydana gelen kazalarda gerçek hasar bedeli, değer kaybı, kazanç kaybı ve araç yoksunluğudur. Ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma tazminatı ve yaralanmalı kazalarda bedensel zararlar da istenebilmektedir.
Genelde sigorta şirketleri kaza durumlarında mağdurların zararını tam olarak karşılamamaktadır. Gerçek hasar bedeli için düşük tutarlar ödeyip işin içinden sıyrılmaya çalışmaktadırlar. Değer kaybı tazminatında ise talep edilmeden ödeme yapılmamaktadır. Bu zararlar için sigorta şirketine başvurmanız gerekmektedir ve ödemenin gerçek zararını karşılamadığını düşünüyorsanız dava yoluna gitmeniz sizin faydanıza olacaktır. Uyuşmazlığınızı Alternatif çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu’na da taşıyabilirsiniz. Bu sayede mahkemelerde görülen davalara göre daha hızlı sürede çözüm alabilirsiniz. Dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvurmanızın zorunlu olduğunu unutmayınız. Başvurunuzdan sonra sigorta şirketinin 15 gün (kasko poliçelerinde 15 işgünü) cevap verme süresi bulunmaktadır. Kazanç kayıpları ve manevi tazminat taleplerinizden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını tekrar hatırlatmakta fayda var.
Yabancı plakalı araçlarda ise durum daha farklı şekilde gerçekleşmektedir. Yabancı plakalı araç sahipleri Türkiye’de gerçekleşen kazalarda mağdur konumda bulunduklarında araçlarındaki değer kayıpları, kayıtlı bulunduğu ülke piyasasına göre değerlendirilmelidir. Ayrıca araçtaki hasar, kayıtlı bulunduğu ülkede tamir edilmişse gerçek hasar bedeli yine o ülke koşullarına göre hesaplanacaktır. 01.04.2020 tarihli genel şartlara göre bu tarihten sonraki poliçelerde ise yabancı plakalı araçlarda değer kaybı sigorta şirketinden istenememektedir. Bu sebeple ya karşı tarafın sürücüsünden ya da aracı işletenden talep etmeniz gereklidir.
Sadece maddi hasarlı kazalarda zamanaşımı süresinin iki yıl, yaralanmalı ve ölümlü kazalarda zamanaşımı süresinin ceza zamanaşımlarından dolayı daha da yüksek olduğunu bilmek gerekir. Son olarak kaza sonrası uğradığınız mağduriyet sebebiyle bu alanda çalışan deneyimli avukatlardan yardım almanızın sizin için daha yararlı olabileceğini unutmayınız. Yalova avukat arayışında olanlar için ofisimizden randevu alabilirler.
Yalova Çiftlikköy’de bulunan ofisimizde Yalova Merkez başta olmak üzere çevre illerde gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak danışmanlık verip hukuki işlemler yapmaktayız. Detaylı bilgiler için ofisimizden destek alabilirsiniz.